Umudun Acı Yüzü

Kalbimde her zaman sadeliğin, ölçülü zanaatin ve hatta sanatsal kanaatin mihmandarı olan Aki Kaurismaki’nin son filmi The Other Side of Hope’u seyrettim bugün sinemada. Birkaç not düşmek için burdayım.

Filme başlamadan, Lanthimos’un ‘Kutsal Geyiğin Ölümü’ ile Zvyagintsev’in ‘Sevgisiz’ filmlerinin fragmanları gösterildi. Belli ki ikisi de seyircisinin ciğerini salonda telef etmek kastıyla çekilmiş filmler. Hayranıyız ikisinin de eyvallah. Fakat zaten beyin, yürek, dalak, böbrek gibi organlarından bile tam randıman alamayan bizim gibi ruh garibelerinin ciğerine de göz dikmek delikanlıca gelmiyor artık bana.

Etmeyin, eylemeyin abiler. Yaşanacak bi hayat var sinema salonunun dışında. Nereye varolacak bunca insan o filmden çıktıktan sonra!? Nasıl yaşayacak!? Yok mu bu işin başka biçimi, yordamı? Zekanızın görkemi hayran bırakıyor ama biz (pek olmamışlar, kendini deli gibi bişey yapanlar, sinir sistemi zayıflar) fıkarayız, acız, hasretiz. Gördüğümüz, izlediğimiz, bakıştığımız şey bize ekmek olsun, su olsun, yoldaş olsun, mihver olsun isteriz. Yaraya pansuman isteriz. Merhamet isteriz. Ama ara ki bulasın. Varsa yoksa tekme, tokat, aparkat! Yıldım!

Tam bunları düşünürken Aki’nin filmi başlayıverdi. Canımın içi. Nası özlemişim. Bağırmadan, usul usul, kanırtmadan, histeri krizleri geçirtmeden, ajite etmeden nasıl da sapasağlam anlatmış hikayesini. Ve bu kesinlikle bir kaçak dövüş sayılmasın. Söyleyeceklerini de göstereceklerini de gayet kendinden emin ve tavizsiz söylüyor ve gösteriyor. Sadece, kendindeki ve sanatındaki meziyete yahut arızaya dikkat çekmektense anlattığı konuya yönelelim istiyor. Seyircisiyle arasında makam farkı gözetmeye çalışmayan bir form bu. Siz neyseniz ben de oyum diyor adeta. Biçimdeki bu tevazu ve ağırbaşlılık çok kıymetli bir yol önermiş oluyor böylelikle. Hem kendi meslektaşlarına, hem insanlığa, hem anlattığı konunun muhataplarına hem de zamana.

Ben, benzer bir konuyu işlediği bir önceki filmi Le Havre’de, çiçek açan ağacın olduğu sahneyi unutmadım, ömrüm boyunca da unutmayacağım. Bu filmde de benzer bir yara çiçeklenmesi bekledim açıkçası. Ama bu sefer vermedi bu umudu Aki. Anlayabiliyorum sebebini. Umudu tercih etmek diye birşey sözkonusu evet ama artık çığırından çıkmış bir kriz (mülteci sorunu), dünyayı harareti günden güne yükselen bir ateşle sınamaya devam ediyorsa, rehaveti sona erdirmek için artık umudun öteki yüzünü de görmek, göstermek zarurettir. Haysiyet icabıdır. Büyük bir saygıyla eğiliyorum önünde reyiz. Yolun yolumuzdur.OtherSideofHope

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s